Trans X İstanbul, transgenders durumunu vurgulamak için görüntülendi

Transların görünürlükleri nedeniyle marjinalleştirildiği, Alman belgesel yapımcısı ve insan hakları aktivisti Maria Binder tarafından Trans X İstanbul filminin Goethe Institut’ta gösteriminin ardından yankılanan bir duyguydu. Gösterim, devam eden Aks Festivali’nin bir parçasıydı.

Türk belgesel yapımcısı ve insan hakları aktivisti Maria Binder’in Trans X İstanbul filmi Cuma günü Goethe Enstitüsü’nde gösterildi. İstanbul’da çekilen film, Türkiye’deki transların içinde bulunduğu kötü durumu ve kabul edilme mücadelesini gözler önüne seriyor.

Festival, Bangladeş’teki transların ve diğer cinsel azınlıkların refahı için çalışan bir STK olan Aks Foundation tarafından düzenleniyor. Vakıf, cinsel kimlik bozukluklarıyla birlikte yaşayan bireyleri bilinçlendirmek amacıyla geçen yıl “Biz ucube değiliz” temasıyla ilk festivalini gerçekleştirdi. Bu yılki edisyon 25 Ocak-11 Şubat tarihleri ​​arasında Dakka şehrinde farklı mekanlarda gerçekleştirilecek.

Festival, cinsel azınlıklarla ilgili yıllardır dünya çapında gösterilen farklı filmleri tanıtmayı amaçlıyor. Aynı zamanda Bangladeş’teki cinsel azınlıklarla ilgili sorunları anlamak için her kesimden insanı bir araya getirmeyi amaçlıyor.

Maria Binder, filminde LGBT topluluğu üyeleri, aktivistler ve hükümet yetkilileri de dahil olmak üzere çeşitli paydaşlarla konuşarak Türkiye’de translara nasıl davranıldığını araştırıyor.

Türkiye’nin, transların diğer vatandaşlarla eşit haklara sahip olduğunu kabul eden yasayı çıkardığı 2002 yılından bu yana trans hakları konusunda ilerleme kaydetmesine rağmen, daha yapılacak çok iş olduğunu söylüyor.

Binder, “Toplumda hala sorunlarımız olsa bile, translara yardım etmeye çalışan insanlar olduğunu göstermek benim için önemli” dedi.

Binder, filminin Goethe Institut’ta her yıl düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından film yapımcılarının çalışmalarını öne çıkaran Aks Festivali kapsamında gösteriminin ardından, “Transların marjinalleştirilmesi sadece Türkiye’de değil, küresel bir sorundur” dedi. Ancak Türkiye’de bu çok görünür çünkü hayatları hakkında açık olan çok daha fazla insan var” dedi.

12 Ocak’ta başlayan festival 4 Şubat 2016’ya kadar devam edecek. Dünyanın dört bir yanından belgeseller, kısa filmler ve uzun metrajlı filmler dahil olmak üzere toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın hakları gibi temalara sahip filmler sergileniyor.

Binder’in filmi, İstanbul’da yaşayan ve toplumun bir parçası olurken kimlikleriyle mücadele eden dört trans birey üzerine odaklanıyor. Cinsiyet kimlikleriyle nasıl barıştıklarını, önyargı ve ayrımcılıkla nasıl başa çıktıklarını gösteren röportajlar aracılığıyla hikayelerini paylaşıyorlar. Hikayeler ayrıca görünürlükleri ve buna göre giyinme seçimleri nedeniyle toplum tarafından genel olarak nasıl muamele gördüklerini de vurguluyor.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.